Yılın en yaratıcı ayı ne zaman derseniz, şüphesiz Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivalinin olduğu ay derim (siz deyin Mayıs biz diyelim Haziran)! Ama yanlış anlaşılmasın, yaratıcılık derken, saf duyulara hitap eden, fakat sadece ilgi çekici olmakla sınırlı kalan bir kelimeden bahsetmiyoruz. İlgi çekici olduğu kadar işe yarayan, çözüm sunan ve farklı bakış açıları geliştiren/geliştirten her şeyden bahsediyoruz!
Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali şüphesiz dünya üzerinde etkili çözümler üreten yaratıcılık örneklerini görmeniz için eşsiz bir organizasyon. Bu sene Brand Talks ekibi olarak biz de yaratıcı çözümleri incelemek ve ilham almak için Cannes Lions 2016’daydık. Kısa süre önce gerçekleşen bu festivale dair neler olup bittiğini “Cannes Lions Yaratıcılık Festivalin’de Neler Oldu?-1” ve “Cannes Lions Yaratıcılık Festivalin’de Neler Oldu?-2” yazılarımızda paylaşmıştık. Şimdi de bu seneki festivale dair Brand Talks ekibi olarak “en”lerimize bir bakalım…
En Etkileyici: Küçük sevimli sahil kasabası Cannes’ın, organizasyon sebebi ile sabahları aklınıza gelebilecek en eğlenceli beach’e, aynı zamanda işini ciddiye alan aslanlar için en yaratıcı dimağ besleme okuluna dönüşmesi; geceleri ise, sabah yaratıcı çözümler üretilerek düzeltilmeye çalışılan tüm dünya sorunlarını bir kenara bırakıp çılgınca, yarın yokmuş gibi eğlenebileceğiniz bir gece klübü haline gelmesi bu 9 günlük organizasyonu yorucu ama her saniyesinde dolu geçirmenize sebep oluyor. Bu tüketici yorgunluk insana başta zorlayıcı gelse de, gözünüzün kaydığı en ufak detaydan bile ilham almak ve sene boyunca attığınız her adıma Cannes’daki deneyiminizin yansıyacak olması, tüm bu yorgunluğu yok ediyor=)
En Hayat Kurtarıcı: Artık herkesin bir App’i var evet, ama telefonunuzdaki Applerin kaçını verimli kullanıyorsunuz, kaçı 2 haftadan uzun süre telefonunuzda kalıyor tartışılır. Durum bu iken, yaratıcı aslanları festival boyunca hizada tutmak adına düzenlenmiş, festivale özel app, kesinlikle hayat kurtarıcıydı. Kafanızı çevirdiğiniz her yerde bir etkinlik, her yerde çılgın partiler, her yerde dünyaca ünlü kreatif direktörler, her yerde fikir ve ilham alabileceğiniz görüntüler varken, pusulanın yönü şaşacak gibi olsa da, festival için yapılmış app sayesinde nerede ne konuşma var, hangi etkinlik ne zaman başlıyor, özel davetler nerede ne zaman gibi konuları ve tüm bu etkinliklerin kısa içeriklerini bulabileceğiniz; seminerler arası yorgunlukta kumsalda biraz güneşleneyim derken içerideki konuşmayı kaçırdığınız için pişman olmanızı engelleyen canlı yayınlarıyla donatılmış bu app, aynı zamanda size özel çözümler konusunda da biçilmiş kaftandı! Festival boyunca konuşmadan konuşmaya en ufak bir kelime dahi kaçırmamak için koşuştururken, kendi programınızı yapıp, katılamak istediğiniz tüm seminerlerle ilgili hatırlatıcılarınızı ekleyebildiğiniz, o sene ödül almış tüm işlere kolayca ulaşabildiğiniz, eş zamanlı konuşmalarda ve etkinliklerde kaçırdığınız bir diğer etkinliğin canlı yayınına göz atabildiğiniz bu mükemmel app, belki de Cannes Lions Yaratıcılık Festivali’nin asıl var oluşunu en iyi yansıtan şeydi: yaratıcılığın teknoloji ile birleşerek hayatımızı daha yaşanabilir hale getirmesi!
En Tehditkar: “Yaratıcılık” üzerine kurgulanmış bu festivalde belki de en çok alkış alan yaratıcı çalışma bir yapay zeka (A.I.) tarafından ortaya kondu. Saatchi&Saatchi’nin “New Directors Showcase” sunumunda ele alınan onlarca çalışmadan birinin bir yapay zeka ürünü olduğunu açıkladığı, ancak hangi çalışmanın insan eli değmeden yapılmış olduğunu seminer sonrası internet sitesinden yayınladıkları bu session boyunca, insan zihninin en güzel yaratıcılık örneklerini izlerken, insan zihnine ait olmayan o parçayı diğerlerinden ayrıştırmak mümkün değildi (benim tahminim çok daha farklı bir çalışmaydı). Bu durum da pek tabi ortaya önemli bir soru çıkardı: teknoloji bu kadar gelişmişken, yaratıcılığa ihtiyaç var mı? Yoksa artık yapay zeka, insan beyninin en güzel yanı olan “yaratıcılığı” da mı elimizden alıyor?
En Beklenen: Ve tabi ki bu senenin en çok konuşulan konularından biri de VR (virtual reality) teknolojileri ve kullanım alanlarıydı. Sene boyunca her yerde konuşulan VR’dan, Cannes Lions 2016’da nasibini aldı. Etkinlik alanında bodrum katta taktığınız gözlüklerle çok keyifli bir roller coaster seyahati yaşamak artık kulağa çok da farklı gelen bir şey değil ama her yeni deneyiminiz çok daha gerçekçi olmaya başlıyor, hatta ters takla atarken eteklerim uçuşmasın diye tuttuğum da bir gerçek! Ya da VR gözlüğü ile girdiğiniz bir odada önünüzdeki tabloya resim çizmeye ne dersiniz? Gözlüğü çıkardığınızda o boyaları parmaklarınızın üzerinde görmemek, inanın kafa karıştırıcı. Gerçeklik algısının bu kadar iyi yaratılabilmesi hem güzel, hem ürkütücü.
Ancak VR teknolojilerinin tek kullanımı tabii ki eğlence sektörü değil. Var olmamanız gereken bir yer düşünün, örneğin bir savaş…ve bu savaştan kaçan sığınmacıları, onların yaşadıklarını, şartlarını, kaçışlarını… Bunları sadece düşünerek hissedemeyeceğiniz aşikar, ancak orada olduğunuzu düşünün bir an. İşte bu düşünceyi bir adım ileriye VR ile götüren New York Times, bu sene kazandığı ödülü VR teknolojilerinin dünya gerçeklerini çok daha “kendi gerçeğiniz” haline getirmesine borçlu. Çoğu zaman insanlık dışı olaylara uzakta olduğumuz için kolaylıkla sırtımızı döndüğümüz günümüzde, VR teknolojileri sayesinde yüzleşmekten korktuğumuz vicdanımızı “uzaklık” perdesi ardına saklamayı engelleyen “deneyim”, belki de dünya sorunlarını hepimizin sorunu haline getirir. Belki de bakarsınız yarın burası, sağduyusunu en derinine saklamış robot insanların “sanal gerçeklik” sayesinde sağduyusunu hatırladığı ve gerçek birer insan haline dönüştüğü bir yer olur…
Yaratıcılığın en güzel örnekleriyle çok yoğun geçirdiğimiz bu festivalin önümüzdeki senelerini de heyecanla gözler olduk. Bakalım bundan bir yıl sonra hayatımızda neler değişecek. Bakalım seneye gördüğümüz neye inanamayacağız?