Not: Bu yazıyı okurken önerilen fon müziği: https://youtu.be/49Y_X3kE2So

Facebook ve sonrasında diğer sosyal medya kanalları ile hayatımıza giren yeni para birimimiz “like” değişiyor mu?

“Daha ‘like’ lara yeni alışmışken..” demek isterdik, ancak boncuk dağıtır gibi like dağıttığı için, kolay beğenen ve etkilenen birine dönüştüğünü düşünüp, aylarca like detoksuna girmiş, “günde 2 like’tan fazlasını kullanmıyorum, like’larımı dikkatli dağıtıyorum.” diyenleri çevremizde görünce, hayatımızın çok da yeni bir kavramı olmadığını fark ediyoruz – ve evet, zaman çabuk geçiyor.

İşte, bu ay itibarı ile sosyal para birimimiz like’tan aşka, gülmeye, şaşkınlığa, üzgünlüğe ve sinirlenmeye dönüşebilir!

Facebook’un Ekim 2015’te hayatımıza kazandırdığı “reaction”lar, mavi baş parmaktan daha sevimli olmanın yanı sıra, insanlara sanal alemde bir duygu iletme imkanı verdiği için hemen benimsenen bir özellik oldu. Çoğu zaman bir like’ın yapamadığını yapan ve karşı tarafa aşkla, şaşkınlıkla ya da kızgınlıkla bakmaya sebep olan bu reaksiyonlar, artık çok daha önemli, çünkü Facebook’un son açıklamasına göre, artık öne çıkan postlarda reaksiyonların algoritmadaki kat sayısı like’lardan daha yüksek! Bu da demek oluyor ki, postunuz ne kadar duygu yüklü, o kadar önde!

facebook emojis

Facebook’un algoritması özellikle şirketler için çok önem verilmesi gereken bir nokta, çünkü Facebook’ta kişilerin akışında görünebilmek için, Facebook tarafından onaylanan özelliklere sahip olmanız lazım. Eğer algoritma için çok kişiye görünmenizi sağlamayacak bir postunuz varsa, Facebook bir sonraki postunuzda da bu durumu değerlendiriyor ve sizin bir sonraki postunuzu daha da az kişiye gösteriyor, derken kendinizi karanlık, muhtemelen bir avuç insanı geçmeyecek bir döngüde buluyorsunuz.

Facebook algoritmasındaki bu yeni değişiklikle ilgili yapılan ilk açıklamalar, tüm reaksiyonların birbiriyle aynı değerde, ancak hepsinin bir ‘like’dan daha değerli olduğu yönünde. Reaksiyonların like’ların önüne geçmesinin sebebi ise etkileşim açısından daha ağır basmasından geliyor ve bu sadece duygu aktarımı ile ilgili de değil. Siz de şaşkınlık ifadesi attığınız bir postu düşünün… normalde like’layıp geçeceğiniz bu post o denli dikkatinizi çekmiş olmalı ki, farenizi reaksiyonların üzerine götürdünüz, beklediniz, çıkan reaksiyonlardan birini seçtiniz ve tıkladınız! Normalde 1 saniyeden çok daha az zamanınızı alacak bir like yerine bunca zahmete girmeniz, o postla gerçekten çok ilgilendiğinizi göstermez mi?

Bu değişimin şirketler tarafındaki yansımasını tahmin etmekse çok zor değil, reaksiyon alacak postlar hazırlayın ve bazen bu reaksiyonları almak için uçlara kaçın! Bir kişi bir şirkete olan duygularını ancak ve ancak çok etkilendiği durumlarda gösterir. Bir ağaç dikin, aşkları kazanın; çevre kirliliğine parmak basın, kızgınlık ve şaşkınlık toplayın; şirketinizle ilgili komik bir anı paylaşın, “haha”larlar kuşanın.

Duygular sizin, istediğiniz gibi sevindirin, üzün, şaşırtın ya da aşık edin. Yeter ki bir like’la yetinmeyin, o tıkla bir duygu verin!